30 Aralık 2008 Salı

bir gün gelsen
söz aynı güzel gizeminle kal..
ama gel elinde papatyalar..

9 Aralık 2008 Salı


sıvılar içinde oldukları kabın şeklini alırlar dedi öğretmenim

nasıl bir şeyin içindeyiz


şekilsiz şemalsiz


herkes aynı kaptan olmak zorunda


geminin kaptanı tek


rotası tek


yolcusu tek


nasıl bir yol bu öğretmenim


geride durmak yok


dönüşü yok...

5 Kasım 2008 Çarşamba



herkes bir gün kendine kalır dedi bilge

inanmak ne zor gelmişti..


kalbinle baş başa kaldığını düşünmek kadar zor


kabusların hiç bitmeyecek


boş salıncak sallanmaya devam edicek


beynin zonklamaya


kalbin Yaratıcı'nı bulmaya


esas sahibine yol almaya..


gittiğin yol mu kaldığın evmi


bu arayışmı yoksa duruşmu


bunu kimse bilmeyecek...

30 Ekim 2008 Perşembe



bir daha asla unutma
cam kanatır
ateş yakar
su boğar
elin mahrem değildir uzandığında kalbe
yılların küfünü atmak kolay mı
hele de içine bu denli işlemişken
inci yaratamazsın sen bunu çıkar aklından
yıkıntıdan miras yaratamazsın..
kalbini soğur
duygularını dondur
unutma cam kanatır
ateş yakar
su boğar
bozamazsın üstündeki ahların izlerini
bir daha uzanmaya kalktığında
kesik izlerine bak,kırdığın kalpler hala sıcak
kalkışma...kanatlarını yakma...

15 Eylül 2008 Pazartesi


çok büyük düşünmek istiyorum
kocaman kocaman fikirlerim olsun
kocaman kocaman adamlarla kocaman işlerimiz olsun
dünyayı kurtarmak adına
birden hayalimden uyanıyorum
keskin alkol kokusu sarıyor hayalimi
bir çocuk devamlı ağlıyor
mermiler havada uçuşuyor
çocukların oyunları bozuluyor
körebeler gerçeğe dönüşüyor
bir baba terör estiriyor
bir kadın köşede ağlıyor
bir çocuk konuşamadığı için şiddete maruz kalıyor
hayır anne ben büyümek istemiyorum
bu dünya benim dünyam değil
benim dünyamda gözlerini çocuklara kapatan kocaman adamlar yok
ya şimdi????

20 Ağustos 2008 Çarşamba


pkırmızı bir yalnızlık içindeyim


şarabın son damlası kadar kırmızı


kanın akışı kadar hızlı


bıçak yarası kadar keskin bir kalp taşıyorum


duvarlar kırmızı,baktığım gözler kırmızı


ve dünya kırmızıya boyamak için insanları bir hayli hızlı


bu kadar hızlı dönen ise dünya mı yoksa benim başım mı???

14 Ağustos 2008 Perşembe




dudaklarımda denizin tuzu

üzerimde yolculuk kokusu

ve omuzlarımda yanık hatıralarla

buradayım..

hayatın bana neler hazırladığını bilmeden

elimde ışığım yol alıyorum..

1 Ağustos 2008 Cuma


deniz tuzu beni çağırıyor


gün batmak üzere


yola çıkmak gerek


bir sonraki yolculuga kadar


sevgiyle kal..

21 Temmuz 2008 Pazartesi


bahar,çiçek kokusu ne anlamlı şimdi

ilkez aşık olanlar için

kar ne kadar anlamlı

ilk kez kar görenler için

denizde bir o kadar anlamlı

deniz görmemiş olanlara

ve ayrılık ne kadar da zor ilk kez yaşayanlar için

ilk ayrılık,ilk gözyaşı,ilk kaybediş,ilk mendil sallayış

sahi artık kimse mendil sallamıyor değilmi?

hangi masaldaydı bu?

yada ben hala hangi masalın içindeyim?

bana zor değil artık ayrılıklar

otogar kokusu yabancı değil

yabancı olan daha yaşamadıklarım

ilk kez yaşacağım onca şey varken

yaşadığın acıları yeni baştan yaşamamalı

bende öyle yapıyorum..

işte benim masalım

eğer birgün gelirsen uyandırma olurmu?

gidişini bir kez yaşadım aynısını bir daha yaşamayacağım..

14 Haziran 2008 Cumartesi



fanusun camları ne kadar bulanık

her sabah ki gibi uyandım


ama aynı cam değil bu biliyorum


seçemiyorum yüzleri


peki ya yaşadığımı sandığım bu oda

yani benim dünyama ne oldu


neden bu duvar kırmızı
herşey değişmiş

değişmeyen ise sadece bendim
inanmak istemedim

yaşadığm dünyanın dekordan ibaret olduğuna


inanmak istemedim
bir sabah uyandığımda herşeyimi kaybedebileceğime


değişmek üzerine ne kadar da konuştum


buna konuşmak denirse


ama sen gül geç bunlara bir deli saçması de olurmu

bilme herşeyin bu kadar çabuk değiştiğini


sen güzel uykularına devam et


herşeyin olduğu gibi kalacağına inan


şimdi gece desem sana


nasılsa gündüz olacak diyeceksin


evet gündüz olacak ama kimin için???

9 Haziran 2008 Pazartesi


Çikolata üzerine şiir


bu harflerin yan yana en tatlı hali gibi


gizemli bir dünyaya gitmek gibi


aynı çikolataya takılı kalmak aynı insanda takılıp kalmak gibi


yan etkilerine rağmen vazgeçememek gibi


ve dost eli gibi


en mutsuz olduğun anda elini uzatan


bir de anlayabilseydin beni


olurdun dostlarımdan biri gibi :-)

24 Mayıs 2008 Cumartesi




kararsız bulutlar bugün

tıpkı geçtiği gibi dünümün


kararsız,öfkeli,yorgun,ümitsiz


hepsini bir bünyede aynı anda barındıran düşünürün


kim çözecek zihnindeki iplerini düğümünün


ağlama duvarının önünde görmüşler beni


gözlerim ağlamaklıymış sadece


ellerim mum taşımaktaymış unutulmuş bir kilisede..


oysa kalbim hep olmak istediği yerde


çölde..

onun kalbinin olduğu yerde...

16 Mayıs 2008 Cuma



Bir adam

iki kadın


ikiside sevgili


ama aslında iki aynı kadın


bakışı aynı,tarzı aynı,


adam ikisini sevmekle daha aynı


madem kadınlar bu kadar aynı


neden iki kadın... 16-mayıs-2008/cuma

25 Nisan 2008 Cuma


gökyüzünde havalanan kuş zümrüdü anka değil
ufukta gördüğün dağ kaf dağı değil

çölde çırpınan aşık mecnun değil..

gözlerini yola diken kadının gözleri leyla değil..

süleyman buraları terk edeli çok oldu

belkısta onla uzak oldu..
uyan dünya!

artık masal değil.. 25nisan 22.56

7 Nisan 2008 Pazartesi


zaman ne kadarda çabuk geçiyor

başım döndürüyor bu tünel

ellerim titiriyor kararıyor gözlerim

açtığımda nerdeyim bende bilmiyorum

derinlerde bir yerlerde olmalıyım

şıp şıp damlayan gözyaşlarının sesini duyuyorum

evet içerdeyim işte hep olmak ıstediğim yerde

sırların gizemlerin gözyaşlarının saklandığı derinlikte

şimdi herşeyi daha net görüyorum

camsız perdesiz seçebiliyorum..

işte sen,işte o,işte ben

işte seçimlerimiz..

sıkışıp kalmışız bu tünelde

adı hayat iken... 7.nisan.2008